9

 Yûsuf'u öldürün yahut onu bir yere atın ki, babanızın yüzü / teveccühü yalnız size kalsın; siz de sonradan iyi bir topluluk olursunuz, demişlerdi.

"Yûsuf'u öldürün” "hani demişlerdi” sözünden sonra hikâye tarzında söylenmiştir. Sanki onlar bu işte ittifak etmişlerdi, ancak "Yûsuf'u öldürmeyin” diyen hariç. Onu Şemun yahut Dan'ın dediği, diğerlerinin ise râzı olduğu söylenmiştir.

"

Yahut onu öyle bir yere atın ki,” ardan diye nekireli olması meskun mahâlden uzak olmasındandır. İşte nekire ve kapalı olmasının manası budur. Bunun içindir ki, kapalı zarflar gibi mensûb olmuştur.

"Babanızın yüzü / teveccühü yalnız size kalsın” bu da emrin cevabıdır.

Mana da şöyledir: Babanız hep size kalsın, her şeyiyle size dönsün, sizden başkasına bakmasın, sevgisinde size kimse ortak olmasın. (Siz de sonradan olursunuz) "yahlu"ya atıfla meczumdur yahut gizli "en” ile mensûbtur.

"Ondan sonra” Yûsuf'tan yahut işini bitirdikten yahut öldürüldükten veyahut kuyuya atıldıktan sonra olursunuz "iyi bir topluluk (iyi kimseler)". İşlediğiniz cinÂyetten Allah'a tevbe ederek yahut mazeret beyan ederek babanızla uzlaşırsınız yada dünya işlerinde iyi kimseler olursunuz. Çünkü babanızın teveccühü yalnız size kalır.

9 ﴿