74

"Ey müşrikler! O halde Allah'a benzerler koşup durmayın! Şüphe yok ki Allah her şeyi bilir; siz ise bilemezsiniz."

A- " Ey müşrikler! O halde Allah'a darb-ı mesel vermeyin, benzerler koşup durmayın!"

Burada doğrudan doğruya müşriklere hitap edilmesi, bu yasağın pek ehemmiyetli olduğunu bildirmek içindir.

Ortak, koşmamak yerine, darb-ı mesel vermeyin ifadesinin kullanılması, herhangi bir şeyde Allah'a ortak koşmayı yasaklamak kastı içindir. Çünkü darb-ı nıesekn esası, bir hali diğer bir hale, bir kıssayı diğer bir kıssaya teşbih etmektir. Yani hiçbir şeyi Allah'ın şanına teşbih etmeyin!

Âyetin ifade tarzı delâlet ediyor ki, bu yasak, Allah (celle celâlühü) tarafından onlara bahşedilen o sayılan nimetlere terettüp etmektedir. Onların ortak koştukları putlar ise, tafslati geçen yaratılma nimeti, rızıkta üstün kılınma nimeti, eşler ve çocuklar nimeti şöyle dursun, göklere yağmur yağdırmaya, yerde bir rızık yetiştırtmeye malik olmaktan bile pek uzak bulunuyorlar,

B- " Şüphe yok ki Allah her şeyi bilir; siz ise bilemezsiniz."

Bu cümle mezkûr yasağın illeti ve ondan dolayı ceza vaadidir. Yani Allah (celle celâlühü) sizin yaptıklarınızın ve yapmadıklarınızın hakikatini ve gayet ağır ve çirkin şeyler olduklarım bilir; siz ise bunu bilemezsiniz; bilmiş olsaydınız onları yapmazdınız. Yahut Allah (celle celâlühü) eşyanın hakikatini bilir; sız ise bilemezsiniz. Onun için siz kendi yanlış görüşlerinizi bırakın ve size gelen emirlere ve yasaklara uyun!

Şöyle bir mânâ da verilebilir: Siz Allah'a darb-ı mesel vermeyin; şüphesiz O, nasıl misal verdiğinizi bilir, siz bilemezsiniz. Bu yüzden de dalâlet uçurumlarından yuvarlanırsınız.

74 ﴿