86

"Allah'a ortak koşanlar, ortaklarını gördükleri zaman derler ki, Rabbimiz! îşte bunlar, Senden başka tapmış olduğumuz ortaklarımızdır. Onlar da bunlara, siz hiç şüphesiz yalancılarsınız, diye söz atarlar."

Allah'a ortak koşanlar, dünyada yalvardıkları putları, yahut onları küfre sevk etmelde küfürde ortak oldukları, azgınlık ve dalâlette arkadaş bulundukları şeytanları gördükleri zaman derler ki:

"işte bunlar, Senden başka tapmış olduğumuz, itaat ettiğimiz ortaklarımızdır." Onlar, azabın o taptıkları putlarla kendileri arasında pay edilmesi umuduyla bunu söylüyorlar.

Fakat ortakları bunlara, "siz hiç şüphesiz yalancılarsınız" diyerek onları hayal kırıklığına uğratıyorlar ve hiç de suçu üstlenmiyorlar. İşte bunu duyduklarında, kendilerini tekzip etmelerini, müdafaa etmelerini, dolayısıyla azaptan kurtulmalarını beklerken bu acı gerçekle karşılaşırlar.

Onlar, putlara taptıkları ve onlara itaat ettikleri halde putlar, kendilerini yalancı olarak nitelemişlerdir. Çünkü putlar, onların kendilerine tapmalarına razı değillerdi. Şu halde onların tapmaları, meleklerin,

"Hayır, onlar cinlere tapıyorlardı." (Sebe' 34/41) âyetinde dendiği gibi putlara değil cinlere idi. Yani putlar, onların bize tapmalarına biz razı olmadık, buna razı olan cinlerdir, demek istiyorlardı.

Yahut putlar, Allah'ı (celle celâlühü) tenzih etmek için, kendilerini ortaklar ve İlahlar olarak vasıflandırılmalarmı tekzip ederler. Şeytanlar da, onların, kendilerine tapmalarına razı iseler de, ancak onları buna icbar etmemişlerdir.

Nitekim İblis diyor ki:

" Zaten, benim, size karşı bir gücüm yoktu. Ben sadece sizi çağırdım; sız de benim davetime hemen uydunuz" (İbrâhîm 14/22). Demek istiyor ki, siz hakikatte bize tapmadınız; ancak kendi hava ve heveslerinize taptınız.

86 ﴿