59

"İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar. Eğer kendilerine ondan bir pay verilmezse, hemen kızarlar. Eğer onlar, Allah ve Peygamberinin kendilerine vermiş oldukları şeylere razı olsalar ve «Allah bize yeter, O ve Peygamberi bol nimetinden bize verecektir. Doğrusu biz Allah'a gönül bağlayanlardanız» deselerdi daha hayırlı olurdu."

Buhârî, Nesâî, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, Ebu'ş-Şeyh ve İbn Merdûye, Ebû Saîd el-Hudrî'den bildirir: Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ganimet mallarını taksim ederken Zul-Huvaysira et-Temîmî geldi ve:

Resûlallah! Adilâne bir şekilde paylaştır" dedi. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem):

“Yazık sanal Ben adil olmayacaksam kim olacakt" karşılığını verince, Ömer b. el-Hattâb:

Resûlallah! Bana izin ver de şunun boynunu vurayım!" dedi. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) ise şöyle buyurdu:

“Onu bırak. Bunun öyle arkadaşları var ki biriniz onlardan birinin namazını gördüğü zaman kendi namazını değersiz bulur. Onun orucunu gördüğü zaman kendi orucunu değersiz bulur. Ancak okun hedefin bir yanından girip diğer yanından çıkması gibi bunlar da dine öyle girip çıkarlar. Ok hedefe öyle bir hızlı girip çıkmıştır ki oku atan kişi okun tüyüne bakar kandan bir şey bulamaz, yontulmamış kısımlarına bakar bir şey bulamaz, demirine bakar bir şey bulamaz, gövdesine bakar bir şey bulamaz. Bunlar da dine öyle girip çıkarlar. Bunların başı, kolunun ucu (veya göğüsleri) kadın göğsü gibi veya sallanan bir et parçası gibi duran siyah bir adamdır. İnsanların ayrılığa düştükleri bir zamanda ortalığa çıkarlar." "İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar. Eğer kendilerine ondan bir pay verilmezse, hemen kızarlar" âyeti de bunlar hakkında nazil oldu."

Ebû Saîd der ki:

Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) böyle dediğine şahidim! Ali de onlarla savaşırken ben de onunla birlikteydim ve Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) vasıflarını anlattığı gibi bir adam(ın cesedi) yanına getirildi."

İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Mücâhid: (.....) âyetini açıklarken:

“Sadakalar konusunda kimileri senden isteyip seni bu konuda dener" demiştir.

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Katâde: (.....) âyetini açıklarken:

“Kimileri sadaka konusunda sana dil uzatırlar" demiştir.

Süneyd ile İbn Cerîr, Dâvud b. Ebî Aşım'dan bildirir: Resûlullah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) sadaka (zekat) malı getirilince bunu sağa sola dağıtıp bitirdi. Ensar'dan bir adam gelip:

“Bu hiç de adil değil" deyince bu âyet nazil oldu.

Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre İyâd b. Lakît bu âyeti: (.....) lafzıyla okumuştur.

İbn Merdûye, İbn Mes'ûd'dan bildirir: Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Huneyn savaşından elde edilen ganimetleri taksim ettiği zaman bir adamın:

“Bu taksimat Allah'ın rızası gözetilerek yapılan bir taksimat değil" dediğini işittim. Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) gelip bunu ona aktardığımda:

“Allah, Mûsa peygambere rahmet etsin. O bundan daha fazla eziyet görmüş, ancak o sabretmiştir" buyurdu. Sonrasında:

“İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar. Eğer kendilerine ondan bir pay verilmezse, hemen kızarlar" âyeti nazil oldu.

59 ﴿