67

"Sonunda onların refahla şımaranlarını azapla yakaladığımız zaman feryat ederler. Boşuna feryat edip durmayın bugün. Zira bizden yardım görmeyeceksiniz. Çünkü âyetlerim size okunurdu da siz ona arkanızı dönüyordunuz. Orada büyüklük taslayıp gece ağzınıza geleni söylüyordunuz."

Nesâî'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Sonunda onların refahla şımaranlarını azapla yakaladığımız zaman feryat ederler"' âyetini açıklarken: "Bunlar Bedir savaşına katılan müşriklerdir" demiştir.

Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde: "Sonunda onların refahla şımaranlarını azapla yakaladığımız zaman feryat ederler" âyetini açıklarken: "Bize anlatılana göre bu âyet, Bedir savaşında Yüce Allah'ın müşriklerden öldürdüğü kişiler hakkında nazil olmuştur" demiştir.

İbn Ebî Şeybe, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Sonunda onların refahla şımaranlarını azapla yakaladığımız zaman feryat ederler" âyetini açıklarken: "Bedir savaşında müşrikler kılıçlarla öldürüldüğü zaman Mekke'de kalanlar feryat etmeye başladılar" demiştir.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr: "Sonunda onların refahla şımaranlarını azapla yakaladığımız zaman feryat ederler" âyetini açıklarken: "Bu azap, Bedir savaşında kılıçla öldürülmeleridir" demiştir.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Rabî' b. Enes: (.....) ifadesini: "Müstekbirleri" şeklinde açıklamıştır.

İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: (.....) âyetini: "Yardım isterler" şeklinde açıklamıştır. (.....) âyetini: "Arkanızı dönüyordunuz" şeklinde açıklamıştır. "...Gece ağzınıza geleni söylüyordunuz" âyetini de  (.....) lafzıyla okumuş ve:

"Gece vakti Kâbe'nin etrafında toplanıp olur olmaz şeyler söylüyordunuz" şeklinde açıklamıştır.

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid: (.....) ifadesini: "Geri duruyordunuz" şeklinde açıklamıştır.

Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde: "Orada büyüklük taslayıp gece ağzınıza geleni söylüyordunuz" âyetini açıklarken şöyle demiştir: "Kendilerine verilen emandan dolayı Mekkelilerden bu şekilde birileri aleyhinde konuşmalar yapanlar herhangi bir korku taşımazdı. Ancak diğer Arap kabileleri birbirleri hakkında yapılan bu tür konuşmalardan dolayı bir birlerine saldırıp savaşırlardı. Mekke'de bulunan ve bu tür konuşmaları yapanlar kendilerini güvende hissetiklerinden dolayı da gece vakti Kâbe ve haremde şirk ve iftira yönünde sözler söylerlerdi." Hasan ise bu âyeti: (.....) lafzıyla okumuş ve: "Allah'ın Kitabı ile peygamberi hakkında geceleri toplanıp olur olmaz sözler söylerdiniz" şeklinde açıklamıştır.

Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî) bu âyeti: (.....) lafzıyla okumuş ve:

"Harem'de gece toplanıp Kur'an, vahiy ve Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) hakkında olur olmaz şeyler söylerdiniz" şeklinde açıklamıştır.

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Orada büyüklük taslayıp..." âyetini açıklarken: "Bu yerden kasıt harem bölgesidir. Harem bölgesi insanları oldukları için kimselerin onlara üstün gelemeyeceğini söylerlerdi" demiştir.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Ebû Mâlik: "Orada büyüklük taslayıp gece ağzınıza geleni söylüyordunuz" âyetini açıklarken: "Harem'de büyüklük taslayarak geceleri toplanıp söylememeniz gereken sözler söylüyordunuz, anlamındadır" demiştir.

Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Orada büyüklük taslayıp gece ağzınıza geleni söylüyordunuz" âyetini açıklarken: "Mekke bölgesinde büyüklük taslar, gece meclislerinizde de Kur'ân hakkında çirkin sözler söylerdiniz, anlamındadır" demiştir.

Tastî'nin bildirdiğine göre Nâfi' b. el-Ezrak, İbn Abbâs'a: (.....) âyetini anlamı nedir?" diye sorunca, İbn Abbâs: "Gece vakti oturup boş şeyler konuşmak, anlamındadır" karşılığını verdi. Nâfi': "Araplar öylesi bir ifadeyi bilir mi?" diye sorunca da İbn Abbâs şu karşılığı verdi: "Evet, bilirler. Şairin:

"Bir dağ yolunda gece vakti sohbete daldılar

Ateşleri ne zaman sönecek olsa yeniden harladılar" dediğini İşitmez misin?"

Saîd b. Mansûr ve İbn Ebî Hâtim, Saîd b. Cübeyr'den bildirir: Kureyşliler gece vakti Kâbe'nin çevresinde sohbet için toplanırlar. Kâbe'yi tavaf etmez, ancak harem ahalisi olmalarından dolayı övünürlerdi. Bunun üzerine Yüce Allah: "Orada büyüklük taslayıp gece ağzınıza geleni söylüyordunuz" âyetini indirdi.

Abd b. Humeyd, İbn Ebî Hâtim ve İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Orada büyüklük taslayıp gece ağzınıza geleni söylüyordunuz" âyetini açıklarken: "Kureyşliler Kâbe'nin çevresinde halkalar oluşturup sohbet ederlerdi" demiştir.

İbn Ebî Şeybe, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, Taberânî, Hâkim ve İbn Merdûye, İbn Abbâs'tan bildirir: "Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bu âyeti: (.....) lafzıyla okurdu. Zira müşrikler gece sohbetlerinde Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) hakkında olur olmaz sözler söylerlerdi."

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Âsim, "...Gece ağzınıza geleni söylüyordunuz" âyetini: (.....) lafzıyla okumuştur.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre İkrime, "...Gece ağzınıza geleni söylüyordunuz" âyetini: (.....) lafzıyla okumuş ve: "Gece vakti oturdukları zaman olur olmaz söyler söylerlerdi" demiştir.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İkrime: (.....) âyetini açıklarken: "Haktan yüz çevirip uzaklaşırdınız" demiştir.

Nesâî, İbn Ebî Hâtim, Hâkim ve İbn Merdûye, İbn Abbâs'tan bildirir: "Orada büyüklük taslayıp gece ağzınıza geleni söylüyordunuz" âyeti nazil olduğu zaman gece oturmaları Müslümanlar tarafından kerih görüldü. Müşrikler önceleri "Biz Harem'in ahalisiyiz" diyerek Kâbe'de büyüklük taslar, ancak orayı imar etmekten uzak dururlardı."

67 ﴿