77

"And olsun kî biz onları azabla yakalamıştık, yine de Rablerine boyun eğmemiş ve yakarmamışlardı. Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman ümitsiz kalıverdiler."

Nesâî, İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim, Taberânî, Hâkim, İbn Merdûye ve Beyhakî Delâil'de İbn Abbâs'tan bildirir: Ebû Süfyân, Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) geldi ve: "Ey Muhammed! Allah ve aramızdaki akrabalık bağları aşkına! Açlıktan yün ile kanı karıştırarak yemeğe başladık!" deyince, Yüce Allah: "And olsun ki biz onları azabla yakalamıştık, yine de Rablerine boyun eğmemiş ve yakarmamışlardı" âyetini indirdi.

İbn Cerîr, Ebû Nuaym el-Ma'rife'de ve Beyhakî Delâil'de İbn Abbâs'tan bildirir: Esir olan İbn Usâl el-Hanefî, Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) gelip Müslüman olunca Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) onu serbest bıraktı. Bunun üzerine İbn Usâl, Yemâme'ye gitti ve Mekke ahalisine erzak ulaşmasına engel oldu. Aç kalan Kureyşliler yün ile kanı karıştırarak yemeye başladılar. Ebû Süfyân, Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) gelip: "Sen âlemlere rahmet olarak gönderildiğini söylemiyor musun?" diye sordu. Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem): "Evet, söylüyorum" karşılığını verince, Ebû Süfyân: "Ama babaları kılıçla çocukları da açlıkla öldürdün!" dedi. Bunun üzerine Yüce Allah: "And olsun ki biz onları azabla yakalamıştık, yine de Rablerine boyun eğmemiş ve yakarmamışlardı" âyetini indirdi.

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Mücâhid: "And olsun ki biz onları azabla yakalamıştık..." âyetini açıklarken: "Azaptan kasıt açlık ve kıtlıktır" demiştir.

Askarî'nin Mevâiz'de bildirdiğine göre Ali b. Ebî Tâlib: "...Rablerine boyun eğmemiş ve yakarmamışlardı" âyetini açıklarken: "Yüce Allah'a boyun eğmemiş ve tevazu içinde dua etmemişlerdir. Oysa boyun eğerek dua etselerdi Yüce Allah onların duasına icabet ederdi" demiştir.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî): "İdareci tarafından insanlara bir musibet geldiği zaman bu bir cezadır ve Allah'ın bu cezasına öfkeyle karşılık vermeyin. Bunun yerine istiğfarda bulunun, boyun eğerek Allah'a dua edin" dedi ve: "And olsun ki biz onları azabla yakalamıştık, yine de Rablerine boyun eğmemiş ve yakarmamışlardı" âyetini okudu.

İbn Ebî Şeybe, İbn Cerîr ve İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman ümitsiz kalıverdiler" âyetini açıklarken: "Bahsedilen bu azap gelip geçmiştir ve Bedir savaşında olmuştur" demiştir.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Cüreyc: "Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman ümitsiz kalıverdiler" âyetini açıklarken: "Bu kapı Bedir savaşında açılmıştı" demiştir.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman ümitsiz kalıverdiler" âyetini açıklarken: "Bu şiddetli azap Kureyşlilerin maruz kaldığı açlıktır. Daha önceki âyetlerde kendilerinden sözedilenler de Kureyşlilerdir" demiştir.

77 ﴿