96"Kötülüğü, en güzel olan şeyle uzaklaştır. Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyleri daha iyi biliriz." Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Kötülüğü, en güzel olan şeyle uzaklaştır..." âyetini açıklarken: "Onların eziyetlerini görmezden gel, aldırış etme, anlamındadır" demiştir. İbn Ebî Şeybe, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Atâ: "Kötülüğü, en güzel olan şeyle uzaklaştır..." âyetini açıklarken: "Kötülüğü selamla defet, anlamındadır" demiştir. Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde bu âyeti açıklarken şöyle demiştir: "Mazlum olduğun halde yutacağın acı bir lokmadan daha güzeli yoktur. Kişi kötülüğü iyilikle savabiliyorsa bunu yapsın ve bilsin ki Allah'a dayanmayan hiçbir kuvvet yoktur." İbn Ebî Hâtim ve Ebû Nuaym'ın Hilye'de bildirdiğine göre Enes: "Kötülüğü, en güzel olan şeyle uzaklaştır..." âyetini açıklarken şöyle demiştir: Kişinin bir başkasına kendisinde olmayan bir şeyi söylemesi durumunda onun da: "Şayet yalan söylüyorsan Allah'tan seni bağışlamasını dilerim. Ancak doğru söylüyorsan Allah'tan beni bağışlamasını dilerim" karşılığını vermesidir. Buhârî Edeb'de Ebû Hureyre'den bildirir: Adamın biri Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) geldi ve: "Yâ Resûlallah! Benim akrabalarım var. Ben onları ziyaret ederim, onlar ise yanıma uğramazlar. Ben onlara iyilik yaparken onlar bana kötü davranırlar. Ben onlara karşı hoşgörülü olurken onlar beni görmezden gelirler" dedi. Bunun üzerine Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) adama: "Şayet dediğin gibiyse onlara yaptığın her bir iyilikle üzerlerine ateş atar gibi oluyorsun. Ancak sen bu şekilde devam ettikçe onlara karşı Yüce Allah tarafından yardım göreceksin" buyurdu. |
﴾ 96 ﴿