100

"Onlardan bîrine ölüm gelince: «Rabbim! Beni geri çevir, belki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim» der. Hayır; bu söylediği sadece kendi lafıdır. Tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir engel (berzah) vardır."

İbn Ebi'd-Dünya Zikru'l-Mevt'te ve İbn Ebî Hâtim, Ebû Hureyre'den bildirir: Kafir mezarına konulup da Cehennemdeki yerini gördüğü zaman: "Rabbim! Beni dünyaya geri gönder! Tövbe edip salih amellerde bulunayım" der. Ancak kendisine: "Sana yeterince zaman ve ömür verilmişti" denilir. Sonrasında mezarı olabildiğince daraltılır. Hayvanlar tarafından parçalanacağı için korku içinde yatar. Yattığında da yılan, akrep gibi yerdeki hayvanlar ona doğru yönelirler.

İbn Ebî Hâtim, Hazret-i Âişe'den bildirir: "Kabir ahalisinden günahkar olanların vay haline! Bu kişilerin mezarlarına kapkara yılanlar girer. Bir yılan başucunda, bir yılan da ayak ucunda durur ve vücudunun ortasında buluşuncaya kadar onu parçalayıp dururlar. Yüce Allah'ın: "Tekrar diriltilecekleri güne kadar arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir engel (berzah) vardır" âyetinde bahsettiği berzah'taki azap da budur."

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Zeyd: "...Rabbim! Beni geri çevir... der..." âyetini açıklarken: "Kişi bunu henüz ölmeden önce can çekişirken söyler" demiştir.

İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir, İbn Cüreyc'den bildirir: Bize söylenene göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), Hazret-i Âişe'ye şöyle buyurmuştur: "Ölüm melekleri müminin ruhunu aldıkları zaman ona: «Seni dünyaya geri gönderelim mi?» diye sorarlar. Mümin: «Dertlerin ve üzüntülerin diyarına mı? Aksine ben Allah'ın huzuruna gitmek isterim» karşılığını verir. Kafire ise: «Seni geri gönderelim mi?» diye sordukları zaman: «Rabbim! Beni geri çevir, belki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim» der. "

Deylemî'nin Câbir b. Abdillah'tan bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Kişinin ölüm vakti geldiği zaman kendisini haktan alıkoymuş olan her şey bir araya getirilip gözlerini önüne konulur. İşte o zaman: «Rabbim! Beni geri çevir, belki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim» der."

Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İkrime: "Belki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim..." âyetini açıklarken: "Belki Lâ ilâhe illallah derim, anlamındadır" demiştir.

Beyhakî el-Esmâ ve's-Sifât'te İkrime vasıtasıyla bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Belki, yapmadan bıraktığımı tamamlar, iyi iş işlerim..." âyetini açıklarken: "Belki Lâ ilâhe illallah derim, anlamındadır" demiştir.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Süfyân b. Hüseyn: "...Arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir engel (berzah) vardır" âyetini açıklarken: "Önlerinde bir perde vardır, anlamındadır" demiştir.

İbn Ebî Şeybe, Hennâd, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve Ebû Nuaym Hilye'de bildirdiğine göre Mücâhid: "...Arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir engel (berzah) vardır" âyetini açıklarken: "Berzah, ölüm anından tekrar dirilinceye kadar kalacakları yerdir" demiştir.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Berzah, dünya ile âhiret arasındaki engeldir" demiştir.

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid: "...Arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir engel (berzah) vardır" âyetini açıklarken: "Ölü ile dünyaya geri dönmesi arasında bir engel vardır, anlamındadır" demiştir.

İbn Ebî Hâtim, Muhammed b. Ka'b el-Kurazî'den bildirir: "Berzah, dünya ile âhiret arasında bir yerdir. Burada bulunan kişi, dünya ahalisinden değildir ki yiyip içsin. Ahiret ahalisinden de değildir ki amellerinin karşılığını alabilsin."

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî) bu âyeti açıklarken: "Berzah, dünya ile âhiret arasında bir yerdir" demiştir.

Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Katâde: "Berzah, dünyadan geriye kalan bir yerdir" demiştir.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Katâde: "...Arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir engel (berzah) vardır" âyetini açıklarken: "Kabir ahalisi, dünya ile âhiret arasında olan bir berzah'tadır ve tekrar dirilecekleri güne kadar orada kalırlar" demiştir.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Rabî': "Berzah denilen şey kabir hayatıdır" demiştir.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Ebû Sahr: "Berzah denilen şey kabir hayatıdır. Burada bulunanlar ne dünya, ne de âhiret ahalisindendir. Tekrar dirilecekleri güne kadar orada kalırlar" demiştir.

Saîd b. Mansûr, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Semmûye'nin Fevâid'de bildirdiğine göre Ebû Umâme bir cenazede bulundu. Ölü defnedildikten sonra da: "Burası, tekrar diriltileceği güne kadar kalacağı berzah'tır" dedi.

Hennâd, Ebû Muhallim'den bildirir: Şa'bî'ye: "Filan kişi öldü" denilince: "Artık o ne dünyada, ne de âhirettedir. O berzah'tadır" karşılığını verdi.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr: "...Arkalarında geriye dönmekten onları alıkoyan bir engel (berzah) vardır" âyetini açıklarken: "Ölümden sonrası hakkında olan bir durumdur" demiştir.

100 ﴿