101"Sûra üflendiği zaman artık aralarında akrabalık bağları kalmamıştır; birbirlerini de arayıp sormazlar." İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Sûra üflendiği zaman artık aralarında akrabalık bağları kalmamıştır; birbirlerini de arayıp sormazlar" âyetini açıklarken: "Sûra üflendiği zaman artık Allah'tan başka diri kalan olmaz" demiştir. Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Süddî: "Sûra üflendiği zaman artık aralarında akrabalık bağları kalmamıştır; birbirlerini de arayıp sormazlar" âyetini açıklarken: "Bu, sûra ilk üfürülüşten sonra olan bir durumdur" demiştir. Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Katâde bu âyeti açıklarken: "Sûra üfürüldüğü zaman artık hiç kimse soy veya akrabalığına dayanarak bir şey isteyip talep edemez" demiştir. İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Cüreyc bu âyeti açıklarken: "Sûra üfürüldüğü zaman artık hiç kimse soyuna dayanarak bir şey isteyemez. Birilerine akrabalığı da kendisine bir fayda sağlayamaz" demiştir. Saîd b. Mansûr, Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs'a: "...Artık aralarında akrabalık bağları kalmamıştır; birbirlerini de arayıp sormazlar" âyeti ile "Birbirlerine dönüp soruşurlar" âyeti sorulunca şöyle dedi: "Her bir âyet farklı bir aşamadan bahsetmektedir. Akrabalık bağlarının kalmayacağı ve kimsenin kimseyi arayıp sormayacağı aşama, Sûra ilk üfürülüş sonrasındaki çarpılma anındadır. Bu aşamada arada bir akrabalık bağı kalmaz. Sûra ikinci defa üfürüldüğünde yaşadıkları ikinci çarpılmadan sonra ise kalkıp birbirlerini sormaya başlarlar." İbn Cerîr ve Hâkim başka bir kanalla bildirdiğine göre İbn Abbâs'a bu iki âyet sorulduğunda şöyle demiştir: "...Artık aralarında akrabalık bağları kalmamıştır; birbirlerini de arayıp sormazlar" âyeti, Sûra ilk üfürülüşten sonra yeryüzünde canlı hiçbir şeyin kalmadığı zamanda olan bir durumu anlatmaktadır. "Birbirlerine dönüp soruşurlar" âyeti de Sûra ikinci defa üfürüldüğü zaman olan bir durumu anlatmaktadır ki bu üfürülüşle herkes tekrar dirildikten sonra birbirlerini sormaya başlarlar." İbnu'l-Mübârek Zühd'de, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, Ebû Nuaym Hilye'de ve İbn Asâkir, İbn Mes'ûd'dan bildirir: Kıyamet gününde Yüce Allah gelmiş geçmiş tüm insanları bir araya toplar. Başka bir lafızda: "Gelmiş geçmiş tüm insanların önünde erkek veya kadının elinden tutulur" şeklindedir. Sonra da bir münadi: "Bilin ki bu filan oğlu filandır! Her kimin bunda bir hakkı varsa gelip alsın!" diye seslenir. Başka bir lafızda: "Bu kişi her kime bir haksızlık yapmışsa gelsin ve ondan hakkını alsın" şeklindedir. İşte o anda vallahi mümin kişi anne-babası veya çocuğu veya eşi üzerinde az da olsa bir hakkı olmasına sevinir. Bu durumu: "Sûra üflendiği zaman artık aralarında akrabalık bağları kalmamıştır; birbirlerini de arayıp sormazlar" âyeti de doğrulamaktadır. İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Katâde: "Kıyamet gününde kişinin en nefret ettiği şey, hakkı olur da kendisinden alır diye tanıdık bir yüzle karşılaşmaktır" dedi ve: "O gün insan kendi kardeşinden kaçar" âyetini okudu. Ahmed, Taberânî, Hâkim ve Beyhakî'nin Sünen'de Misver b. Mahreme'den bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Kıyamet gününde benim akrabalığım ve hısımlığım dışında tüm akrabalık ile hısımlıklar kesilip biter" buyurmuştur. Bezzâr, Taberânî, Ebû Nuaym, Hâkim, Beyhakî ve Diyâ el-Muhtâre'de Ömer b. el-Hattâb'tan bildirir: Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem): "Kıyamet gününde benim akrabalığım ve hısımlığım dışında tüm akrabalık ile hısımlıklar kesilip biter" buyurduğunu işittim. İbn Asâkir'in İbn Ömer'den bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Kıyamet gününde benim akrabalığım ve hısımlığım dışında tüm akrabalık ile hısımlıklar kesilip biter" buyurmuştur. |
﴾ 101 ﴿