49"Onların etrafında Cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır. Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar. Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır. Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır." İbn Ebî Şeybe, Hennâd, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Dahhâk der ki: "Yüce Allah'ın Kur'ân'da zikrettiği her kadeh sözünden şarap kastedilmiştir." Abdurrezzâk, İbn Ebî Şeybe, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde, "Onların etrafında Cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır. Onda baş döndürme özelliği yoktur" âyetlerini: "Onlara, sıkılarak elde edilen değil su gibi akan şaraplar sunulur, ki bu içki akıllarını gidermez, başlarını döndürmez ve karınlarını ağrıtmaz" şeklinde açıklamıştır. İbnu'l-Münzir'in Dahhâk'tan bildirdiğine göre (.....) âyeti, "Pınarların aktığı gibi akan şaraptan doldurulmuş kadehler" demektir. İbn Cerîr'in Süddî'den bildirdiğine göre âyette geçen (.....) kelimesi, Abdullah'ın kıraatinde (.....) şeklindir." İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Beyhakî'nin el-Ba's'ta ibn Abbâs'tan bildirdiğine göre "Onların etrafında Cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır" âyetinden kastedilen şarap dolu kadehlerin dolaştırılmasıdır. (.....) âyeti ise: "Bu şarap başlarını döndürmez ve onları sarhoş edip akıllarını gidermez" mânâsındadır. İbn Ebî Hâtim ve İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs der ki: "Şarabın dört özelliği vardır: Sarhoşluk, başağrısı, kusmak ve idrar. Allah Cennet içkilerini bu özelliklerden arındırmış ve, "Onda baş döndürme özelliği yoktur, onu içmekle sarhoş da olmazlar" buyurmuştur. Cennet içkisini içen, dünyadayken içki içen gibi kusmaz. Kusmak ise hoşa gitmeyen bir şeydir." Tastî'nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Nâfi b. el-Ezrak ona, (.....) âyetinin mânâsını sorunca, İbn Abbâs: "Dünya içkisinde olduğu gibi onda pis ve hoşa gitmeyen bir kokunun olmamasıdır" cevabını verdi. Nâfi: "Peki, Araplar öylesi bir ifadenin ne anlama geldiğini biliyorlar mı ki?" diye sorunca da, İbn Abbâs şöyle demiştir: "Tabi ki! Yoksa İmriu'l-Kays'ın: "Nice kadehler içtim kokusu kötü olmayan Ve dostuma içirdim ona başka şey katıp" dediğini bilmez misin? Nâfi: "Peki, (.....) âyetinin mânâsı nedir?" diye sorunca ise İbn Abbâs: "Sarhoş olmazlar mânâsındadır" cevabını verdi. Nâfi: "Peki, Araplar öylesi bir ifadenin ne anlama geldiğini biliyorlar mı ki?" diye sorunca da, İbn Abbâs şöyle demiştir: "Tabi ki! Yoksa Abdullah b. Revâha'nın: "Ondan sarhog olmazlar ama Derderi ve kinleri yok olur" dediğini bilmez misin?" İbn Cerîr'in İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre (.....) âyetinden, karın ağrısı yapmayan içki kastedilmiştir. Hennâd, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in Mücâhid'den bildirdiğine göre (.....) âyetinden, karın ağrısının olmaması kastedilmiştir. (.....) âyetinin mânâsı ise sarhoş edip akıllarının başlarından gitmesine sebep olmamasıdır. Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in Saîd b. Cübeyr'den bildirdiğine göre (.....) kelimesi içki mânâsındadır. (.....) âyeti ise içinde tiksindirecek ve zarar verecek bir şeyin olmaması mânâsındadır. İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Beyhakî'nin el-Ba's'ta, İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre "Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır. Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır" âyeti, dünyadaki hanımlarından başka, yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır" mânâsındadır. Âyetteki yumurtalardan kasıt ise incilerdir. Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid, "Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır" âyetini: "Yani gözlerini sadece kocalarına dikmiş, kocalarından başkasına bakmayan güzel gözlü kadınlar vardır" şeklinde açıklamıştır. İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Muhammed b. Ka'b el-Kurazî, "Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır" âyetini: "Yani gözlerini sadece kocalarına dikmiş, kocalarından başkasına bakmayan kadınlar vardır" şeklinde açıklamıştır. İbn Ebî Hâtim'in Dahhâk'tan bildirdiğine göre (.....) kelimesi, iri gözlü mânâsındadır. İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Abbâs, "Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır" âyetini açıklarken şöyle dedi: "Onlar, kabuğu ve üzerindeki zarı soyulmuş yumurta gibi beyazdır." İbn Ebî Şeybe, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in Saîd b. Cübeyr'den bildirdiğine göre "Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır" buyruğundaki saklı yumurtadan kastedilen, yumurtanın içidir. İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in Süddî'den bildirdiğine göre âyetten kastedilen yumurtanın kabuğu soyulunca ortaya çıkan beyzalığıdır. Abdurrezzâk ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Atâ el-Horasânî, "Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır" âyetini açıklarken: "Yumurtanın kabuğuyla akı arasındaki zar kastedilmiştir" dedi. Saîd b. Mansûr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in Süddî'den bildirdiğine göre âyetten kastedilen yuvasındaki yumurtadır. Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Katâde, "Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır. Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır" âyetini açıklarken şöyle dedi: "Kocalarından başkasına bakmazlar ve başkalarını istemezler. Saklanmış yıumurtadan kasıt ise el değmemiş yumurtadır. İbn Ebî Hâtim'in Hasan(ı Basrî)'den bildirdiğine göre âyetten kastedilen, sarılıp sarmalanmış ve el değmemiş yumurtadır. İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Zeyd b. Eşlem, "Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır" âyetini açıklarken şöyle dedi: "Tüylerin sarmaladığı yumurtadır. Deve kuşu rüzgara karşı tüylerle yumurtalarını Örter, koruma altına alır. Rengi sarımtrak beyazdır. Bu da kadınların sahib oldukları en güzel renktir." |
﴾ 49 ﴿