68"Ziyafet olarak bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı? Şüphesiz biz onu zâlimler için bir imtihan aracı kıldık. O, Cehennemin dibinde biten bir ağaçtır. Onun meyveleri sanki şeytanların kafalarıdır. Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır. Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır. Sonra onların dönüşleri mutlaka Cehennemedir." Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde der ki: Yüce Allah zakkum ağacını zikredip zâlimleri fitneye düşürdü ve Ebû Cehil: "Arkadaşınız size Cehennemde (ateşte) bir ağaç olduğunu haber veriyor. Halbuki ateş, ağaçları yer bitirir, Zakkum olsa olsa hurma ve kaymaktan ibarettir. (Sonra da arkadaşlarına hurma getirip) "Zıkkımlanın!" dedi. Müşrikler, Cehennemde ağacın olmasına hayret edince, Allah, şöyle buyurdu: "O, Cehennemin dibinde biten bir ağaçtır" Yani o ağaç ateşle beslenir ve ateşten yaratılmıştır. "Onun meyveleri sanki şeytanların kafalarıdır." Allah bu ağacın meyvelerini şeytanları kafasına benzetmiştir. Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid der ki: Ebû Cehil: "Zakkum, zıkkımlandığım hurma ve tereyağıdır" demiştir. İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Vehb b. Münebbih, "Onun meyveleri sanki şeytanların kafalarıdır" âyetini açıklarken: "Şeytanların saçları gökyüzüne doğru kalkmıştır" dedi. Abdullah b. Ahmed b. Hanbel Zühd'ün zevâidinde ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Ebû İmrân el-Cevnîder ki: "İnsanoğlu, zakkum ağacından bir parça kopardığı zaman, zakkum ağacı da kendisinden bir parça koparır." İbn Merdûye'nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Ebû Cehil, oturmakta olan Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) yanından geçip uzaklaşınca Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Sana yazıklar olsun, yazıklar! Daha ne olsun, sana yazıklar olsun, yazıklar!" buyurdu. Bunu duyan Ebû Cehil: "Kimi tehdid ediyorsun ey Muhammed!" deyince, Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Seni" buyurdu. Ebû Cehil: "Beni neyle tehdid ediyorsun?" diye sorunca ise Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Seni Azîz ve Kerîm olanla tehdid ediyorum" buyurdu. Ebû Cehil: "Azîz ve Kerîm olan ben değil miyim?" deyince, Allah: "Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir. Tutun onu, Cehennemin ortasına sürükleyin. Sonra başının üzerine kaynar su azabından dökün. Tat bakalım (azabı)! Çünkü sen çok güçlü ve şerefli idin, deyin" âyetlerini indirdi. Ebû Cehil, kendisi hakkında inen bu âyetleri öğrenince arkadaşlarını topladı ve önlerine tereyağıyla hurma koyarak: "Bunu zıkkımlanın. Vallahi, Muhammed sizi bundan başkasıyla tehdit etmiyor" dedi. Bunun üzerine, "O, Cehennemin dibinde biten bir ağaçtır. Onun meyveleri sanki şeytanların kafalarıdır. Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır. Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır" âyetleri nazil oldu. Şevb ifadesi, sütü başka bir şeyle karıştırarak içmektir. Âyette de, zakkum yiyeceğinin üzerine, kaynar sularla karıştırılmış bir içeceği içecekleri ifade edilmiştir. İbn Ebî Şeybe'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs der ki: "Eğer zakkumun bir damlası yeryüzüne inseydi, insanların yaşantısını bozardı." İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre âyette geçen kelimesi, karıştırmak mânâsındadır. Tastî'nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Nâfi b. el-Ezrak ona, (.....) âyetinin mânâsını sorunca, İbn Abbâs: "Hamim (kaynar su) ve irinin birbirine karışmasıdır" cevabını verdi. Nâfi: "Peki, Araplar öylesi bir ifadenin ne anlama geldiğini biliyorlar mı ki?" diye sorunca da, İbn Abbâs şöyle demiştir: "Tabi ki! Yoksa şairin: "Bu ik ramlar iki büyük bardak süt değildir O süt suyla karıştırılıp idrara dönmüştür" dediğini bilmez misin?" İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Abbâs, "Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır" âyetini açıklarken: "Yemekleri kaynar suyla karıştırılır" demiştir. İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Mes'ûd: "Kıyamet günü, gündüzün yarısı olmadan Cennet ehli de Cehennem ehli de dinlenecekleri yere varırlar" deyip: (.....) âyetini okudu. Ebû Ubeyd ve İbnu'l-Münzir'in İbn Cüreyc'den bildirdiğine göre bu âyet, İbn Mes'ûd'un kıraatinde, (.....) şeklindedir. Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde, "Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır. Sonra onların dönüşleri mutlaka Cehennemedir" âyetlerini açıklarken şöyle dedi: Âyette geçen (.....) kelimesi karışım mânâsındadır. Onlar, ateş ve kaynar suyla azaba maruz kalırlar." Katâde böyle dedikten sonra, "Onlar, Cehennem ateşiyle kaynar su arasında dolaşır dururlar" âyetini okudu. |
﴾ 68 ﴿