79

"Andolsun, Nûh bize dua edip seslenmişti. Biz ne güzel cevap verenizi Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık. Onun neslini yeryüzünde kalanlar kıldık. Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık. Âlemler içinde Nûh'a selâm olsun!"

Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in Katâde'den bildirdiğine göre "Biz ne güzel cevap vereniz!" âyeti, Yüce Allah'ın, Hazret-i Nuh'un duasına karşılık verdiğine işaret etmektedir.

İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre Hazret-i Âişe der ki: Allah'ın Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) evimde namaz kıldığı zaman, "Andolsun, Nûh bize dua edip seslenmişti. Biz ne güzel cevap vereniz!" âyetini okuyunca: "Doğru söyledin ey Rabbim! Sen dua edilenlerin en hayırlısı ve Kendisinden istenenlerin en yakınısın. Kendisine dua edilen ne güzeldir, istenileni veren ne güzeldir, kendisinden istenen ne güzeldir. Sen ne güzel mevlasın, Sen bizim Rabbimiz ve en güzel yardımcısın" derdi.

İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in Süddî'den bildirdiğine göre "Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık'" âyetinden kastedilen, Hazret-i Nûh (aleyhisselam) ve ailesinin tufandan kurtarılmasıdır.

Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde, "Onun neslini yeryüzünde kalanlar kıldık. Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık" âyetlerini açıklarken: "Bütün insanlar, Hazret-i Nûh'un (aleyhisselam) zürriyetindendir. Allah, Hazret-i Nûh'tan sonra gelenlerin üzerinde Nûh'un güzel bir hatırasını bıraktı" demiştir.

İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Abbâs, "Onun neslini yeryüzünde kalanlar kıldık. Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık" âyetlerini açıklarken: "Tufandan sonra geriye sadece Hazret-i Nûh'un (aleyhisselam) zürriyeti kaldı ve sonraki nesiller Hazret-i Nûh'u hep hayırla anarlar" demiştir.

Tirmizî, İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim ve İbn Merdûye'nin Semure b. Cündüb'den bildirdiğine göre Allah'ın Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem), "Onun neslini yeryüzünde kalanlar kıldık" âyetindeki nesilden kastedilenin Hâm, Sâm ve Yâfes olduğunu söylemiştir.

İbn Sa'd, Ahmed, Tirmizî, Ebû Ya'lâ, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, Taberânî ve Hâkim'in, Semure b. Cündüb'den bildirdiğine göre Allah'ın Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem): "Sâm Arapların, Hâm Habeşilerin, Yâfes ise Rumların atasıdır" buyurdu.

Bezzâr, İbn Ebî Hâtim ve Hatîb Tâli't-Talhîs'te, Ebû Hureyre'den, Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Hazret-i Nûh'un üç çocuğu vardır: Sam, Hânı ve Yâfes. Sâm'ın çocukları Araplar, Fârisiler ve Rumlardır. Hayır da onlardadır. Yâfes'in çocukları Yecûc, Mecûc, Türkler ve Slavlar'dır. Bunlarda hayır yoktur. Hâm'ın çocukları ise Kiptiler, Berberîler ve Sûdanlılardır. "

İbn Merdûye'nin Ebû Hureyre'den bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Hazret-i Nûh'un üç çocuğu vardır: Sâm Arapların, Hâm Habeşilerin, Yâfes ise Rumların atasıdır" buyurdu.

Hâkim'in bildirdiğine göre İbn Mes'ûd der ki: "Hazret-i Nûh banyo yaparken oğlunun kendisine baktığını görüp: «Ben yıkanırken bana mı bakıyorsun? Allah rengini değiştirsin» dedi ve bunun üzerine oğlunun rengi siyah oldu. Bu oğlu Sudanlıların atasıdır."

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid, "Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık" âyetini açıklarken: "Âyette geçen güzel ad'dan kastedilen, bütün peygamberlere verilen doğru sözlülüktür" dedi.

Abd b. Humeyd'in İkrime'den bildirdiğine göre "Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık" âyetinden kastedilen güzel ad, (Hazret-i Nûh'a selam olsun, diyerek verilen) selamdır. Yüce Allah bu konuda, "Âlemler içinde Nûh'a selâm olsun" buyurmuştur.

Abdullah b. Ahmed'in Zühd'ün zevâidinde, Hasan(ı Basrî)'den bildirdiğine göre "Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık"' âyetinden kastedilen güzel övgüdür.

İbn Ebî Hâtim'in Dahhâk'tan bildirdiğine göre "Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık"' âyetinden kastedilen, Hazret-i Nûh'a gönderilen selam ve güzel övgüdür.

79 ﴿