160

Kim iyilikle gelirse, ona onun on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse, ancak misli ile cezalanır. Onlar haksızlığa uğramazlar.

"Men cae bilhaseneti felehu aşrü emsaliha": Ya’kûb, Kazzaz da Abdülvaris’ten rivayeten tenvinle:

"Aşrün” ve ref ile de: Emsalüha” okumuşlardır.

İbn Abbâs da şöyle demiştir: Kim iyilikle amel ederse, ona on sevap yazılır demektir.

"Kim de kötülükle gelirse ancak misli ile cezalanır": Başka değil, misliyle karşılık görür.

Burada iyilik ve kötülük üzerinde iki görüş vardır:

Birincisi: İyilik: Lailâhe illallah’tır, kötülük de: Şirktir, bunu İbn Mes’ûd, Mücâhid ve Nehaî, demişlerdir.

İkincisi: O bütün iyilik ve kötülük için geneldir. Müslim, Sahih’inde Ebû Zer hadisi olarak Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den şöyle dediğini rivayet etmiştir: Aziz ve celil olan Allah der ki: Kim bir iyilikle gelirse ona on misli vardır veyahut artırırım, kim de kötülükle gelirse, ona misli ceza vardır veyahut onu bağışlarım.17

17 - Müslim, Zikir ve Dua, hadis no, 22.

Eğer:

"İyilik lâilâhe illallah olursa, onun ne gibi karşılığı vardır ki, onu diyene on katı verilsin?” denilirse, cevap şöyledir: İyiliğin Allah katındaki karşılığı bellidir, o da onu yapanı on katı ile mükafatlandırır, kötülük de böyledir. Maide suresinde:

"Sanki bütün insanları öldürmüştür” (Maide: 32) kavlinde buna işaret etmiştik.

Eğer:

"Misi” kelimesi müzekker olduğu halde, neden müennes zamiri ile

"aşrü emsalihe” denildi, halbuki ha (ancak) müennes sayılarda düşer?” denilirse, cevap şöyledir: Innelemsale hulikat hasenatin demektir ki, bu da müennestir. Mananın özeti de şöyledir: Felehu aşrü hasenatin emsalüha; böylece aşr lâfzından he düşmüştür. Çünkü o, müennes bir sayıdır. Nitekim: Aşrü nialin ve aşrü cibabin (on ayakkabı ve on cübbe) kavlinden de düşer.

160 ﴿