28

Onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Ancak O'nun rızasına erene şefaat ederler. Onlar O’nun korkusundan titrerler.

"Onların önlerindekini de bilir": Yani önceden yaptıkları amelleri de bilir,

"arkalarındakini de": Yani yapmakta olduklarını da.

"Şefaat edemezler” kıyamet gününde. Dünyada istiğfar etmezler de, denilmiştir.

"Ancak O’nun rızasına erene": Yani razı olduğuna ederler.

"Onlar O’nun korkusundan (vehüm min haşyetihi)": Yani O’ndan korkularından, demektir ki, mastar mef’ulüne muzaf olmuştur.

"Müşfikun": Korkarlar, demektir. Hasen de: Titrerler, demiştir.

28 ﴿