102"Bu (kıssa), sana vahyedegeldiğimiz gayb haberlerindendir. (Yoksa) onlar, hile yaparak işleyecekleri işi kararlaştırdıkları zaman, sen yanlarında değildin". Bil ki ayetteki, zalik (bu) kelimesi, mübtedâ olarak mahallen merfûdur. Bunun haberi "gayb haberlerindendir" ifadesidir. "Onu, sana vahyediyoruz" ifadesi de ikinci haberdir. "Onlar hile yaparak işleyecekleri işi kararlaştırdıkları zaman sen yanlarında değildin" ifadesi, "Yusuf'un kardeşleri, Yusuf'a hile yaparlarken ve ona ne yapacaklarını müşavere ederlerken, sen (ey Muhammed), onların yanında değildin" demektir. Biz, bu hususla ilgili izahımızı, (......) (Yunus. 71) ayetinin tefsirinde yapmıştık. Bil ki bu ifadeden maksat, gaybtan haber vermektir. Binâenaleyh bu, bir mucizedir. Bunun gaybtan haber verme olduğunu şu şekilde izah ederiz: Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem), hiçbir kitap okumamış ve hiç kimsenin talebesi olmamıştır. Onun yaşadığı belde de, âlimler diyarı değildi. Binâenaleyh, onun bu uzun kıssayı (hadiseyi), hiç bir okumuşluğu ve öğretimi olmadığı halde ve onlardan hiçbiri de yanında bulunmadığı halde en ufak bir yanlışlık ve hata olmaksızın anlatması, ancak ve ancak bunun bir mucize olmasından ileri gelmektedir. Hem sonra, bu nasıl bir mucize olmasın ki? Bu hususun izahı, bu tefsirde tekrar tekrar geçti. Ayetteki, "Yanlarında değildin" ifadesi, bunu inkâr edenlerle alay etmek için söylenmiştir. Çünkü herkes, Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'in onların yanında olmadığını bilir. |
﴾ 102 ﴿