45

Ancak Allah'a ve âhiret gününe îman etmeyen, kalpleri şüpheye düşüp de kendileri şüphelerinin İçinde bocalayıp duran kimseler senden izin isterler.

İşte böyle bir zamanda mazereti bulunmaksızın Savaşa çıkmamak üzere izin istemek, münafıklığın alâmetlerinden idi. Bundan dolayı yüce Allah:

"Ancak Allah'a ve âhiret gününe îman etmeyen, kalpleri şüpheye düşüp de kendileri şüphelerinin İçinde bocalayıp duran kimseler senden İzin İsterler" diye buyurmaktadır.

Ebû Dâvûd, İbn Abbâs'tan şöyle dediğini rivâyet eder:

"Allah'a ve âhiret gününe îman edenler... senden izin İstemezler" âyetini, en-Nûr Sûresi'nde yer alan: "Mü’minler ancak o kimselerdir ki onlar Allah'a ve Resülüne îman ederler... Muhakkak Allah mağfiret edendir, Rahîmdir" (en-Nûr, 24/62) âyeti nesh etmiştir. Ebû Dâvûd, Cihad 159.

"Cihad etme(me)" âyeti, ez-Zeccâc'a göre takdiri ile nasb mahallindedir. (Bu takdire göre anlam: Cihad etme(me) hususunda senden izin istemezler, şeklinde olur). İfadenin takdirinin: "Cihad etmekten hoşlanmadıkları için..." şeklinde olduğu da söylenmiştir. Yüce Allah'ın:

" Allah yanılırsınız (yanılmayasınız) diye size açıklıyor" (en-Nisa, 4/176) âyeti gibi.

"Kalpleri" din hususunda

"şüpheye düşüp de kendileri şüphelerinin İçinde bocalayıp duran" yani, şüpheleri içinde gidip gelen, kararsız kalan

"kimseler senden izin isterler."

45 ﴿