3Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. el-Ferrâ' dedi ki: Kur'ân-ı Kerîm'de nerede: "Sana ne bildirdi" âyeti geçmişse yüce Allah bunu Peygamberine bildirmiştir. Nerede "sen nereden bileceksin" diye buyurulmuş ise, bu husus ona bildirilmemiştir. Süfyan da böyle demiştir. Bu husus daha önceden de (el-İnfitâr, 82/17; et-Târık, 86/2; el-Beled, 90/13. âyetlerin tefsirinde de) geçmiş bulunmaktadır. "Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır" âyeti ile bu gecenin fazilet ve büyüklüğünü açıklamaktadır. Zamanın fazileti, o zaman içerisinde pekçok faziletli olayların meydana gelmesi sebebi iledir. Bu gecede, benzeri bin ayda bulunmayan pekçok hayır paylaştırılır. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. Müfessirlerin bir çoğu da şöyle demiştir: Yani bu gecede yapılan amel, içinde Kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapılacak amelden daha hayırlıdır. Ebu’l-Âliyye dedi ki: Kadir gecesi, kendisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır. "Bin ay" ile yüce Allah'ın zamanın tümünü kastettiği de söylenmiştir. Çünkü Araplar bin sayısını eşya ile ilgili en ileri nokta hakkında kullanırlar. Nitekim yüce Allah: "Onlardan herbiri kendisine bin yıl Ömür verilsin ister." (el-Bakara, 2/96) diye buyurmaktadır ki, bundan kasıt zaman boyunca...dır. Denildiğine göre, geçmiş dönemde âbid kişiye, Allah'a bin ay yani seksenüç yıl,dört ay süreyle ibadet etmediği sürece âbid denilmezdi. Yüce Allah, Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) ümmetine bir gece ibadet etmeyi, geçmiş kavimlerin ibadetlerle geçirdikleri bin aydan daha hayırlı kılmıştır. Ebû Bekr el-Verrak dedi ki: Süleyman'ın hükümdarlık süresi beşyüz ay, Zülkarneyn'in de hükümdarlık süresi beşyüz ay idi. Her ikisinin hükümdarlık süresi bin ay eder. Yüce Allah, bu geceye erişebilen kimse için işleyeceği ameli bu iki büyük hükümdarın hükümdarlıklarından daha hayırlı kılmıştır. İbn Mes’ûd dedi ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) İsrailoğulları arasından Allah yolunda silahlı olarak bin ay cihad eden bir adamdan sözetti. Müslümanlar bu işe hayret ettiler, özendiler. Bunun üzerine: "Doğrusu Biz onu kadir gecesinde indirdik... Kadir gecesi" bu şahsın Allah yolunda silah kuşandığı "bin aydan daha hayırlıdır. " Beyhaki, es-Sunenü'l-Kübrâ, IV, 306; İbn Kesîr, Tefsir, IV, 531 -her ikisi de Miirahid'den mürsel olarak.- Buna yakın bir açıklama İbn Abbâs'dan da nakledilmiştir. Vehb b. Münebbih dedi ki: Bu kişi müslüman idi. Annesi onu Allah'a adamıştı. Kendisi putlara tapınan bir topluluk kasabasından idi. O kasabaya yakın bir yerde yerleşmişti. Tek başına onlara karşı cihad etmeye koyuldu. Onların kimilerini öldürüyor, kimilerini esir alıyor ve cihadını devam ettiriyordu. Onlarla bir devenin iki çene kemiği ile karşılaşırdı. Onlarla çarpışıp susayacak oldu mu bu iki çene kemiğinden tatlı tuplu bir su fışkırırdı, o sudan içerdi. Bu şahsa pek büyük bir güç verilmişti. Demir (silah) ya da başka bir şey ona acı ve ıştırab vermezdi. Bu şahsın ismi Şemsun idi. Ka'b el-Ahbar dedi ki: Bu İsrailoğulları arasında bir kraldı. O tek bir iş yaptı. Yüce Allah, onların dönemindeki Peygambere: Filana dilekte bulunmasını söyle! diye vahyetti. O da şöyle dedi: Rabbim malımla, evladımla ve canımla cihad etmek istiyorum. Yüce Allah ona bin çocuk verdi. Bu çocuklardan herhangi birisini gidecek bir askeri birlik arasında kendi malından silahlandırır, donatırdı ve Allah yolunda cihad eden bir mücahid olarak çıkartırdı. Bu çocuğu bir ay cihadda kalır ve öldürülürdü. Daha sonra bir başka askeri birlik arasında bir başka çotuğunu donatırdı. Herbir çocuğu bir ay zarfında öldürülürdü. Bununla birlikte hükümdar geceleri namaz kılmaya, gündüzleri oruç tutmaya devam ediyordu. Bin aylık bir zaman içerisinde bin çocuğu öldürüldü. Sonra kendisi öne geçti, o da savaştı ve öldürüldü. İnsanlar: Hiç kimse bu hükümdarın ulaştığı mertebeye erişemez, dediler. Bunun üzerine yüce Allah: "Kadir gecesi" bu hükümdarın geceleri namazla, gündüzleri oruçla geçirdiği, malıyla, canıyla, çocuklarıyla, Allah yolunda cihad ettiği "bin aydan daha hayırlıdır" âyetini indirdi. Ali ve Urve dedi ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) İsrailoğullarından dört kişiyi sözkonusu etti. "Bunlar Allah'a seksen yıl ibadet ettiler. Göz açıp kapayacak bir süre dahi O'na isyan etmediler." dedi. Eyyub, Zekeriya, yaşlı kadının oğlu Hazkiyel ve Yuşa b. Nün'un isimlerini verdi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın ashabı buna hayran kaldılar. Ona Cebrâîl gelerek şöyle dedi: Ey Muhammed! Senin ümmetin bu kimselerin seksen yıl süre ile Allah'a ibadet edip, bir göz açıp kırpacak bir vakit kadar dahi Allah'a isyan etmemiş olmalarına hayret ettiler. Allah, senin üzerine bundan daha hayırlısını indirdi, deyip; "Doğrusu Biz onu Kadir gecesinde indirdik" (1. âyet) âyetini okudu. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buna çok sevindi. Mâlik, Muvatta’da İbnu'l-Kasım ve başkalarından gelen rivâyet yoluyla şöyle demektedir: Kendisine güvendiğim kişi(ler)i şöyle derken dinledim: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'a kendisinden önceki ümmetlerin ömürleri gösterildi. Uzun Ömürleri boyunca başkalarının eriştiklerinin benzerine amel itibariyle ulaşamayacaktan mülahazasıyla ümmetinin (fertlerinin) ömürlerini kısa bulur gibi oldu. Yüce Allah ona Kadir gecesini verdi ve onu bin aydan daha hayırlı kıldı. Muvatta’, I, 321 Tirmizi'de, el-Hasen b. Ali (radıyallahü anhüma)'dan gelen rivâyete göre; Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'a minberinin üzerinde Umeyyeoğulları(nın hali) kendisine gösterildi. Bundan hoşlanmadı. Bunun üzerine: "Şüphe yok ki Biz sana Kevseri verdik." (el-Kevser, 108/1) âyeti nazil oldu ki; bununla cennetteki bir nehri kastetmektedir. Yine; "Doğrusu Biz onu kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesini sana ne bildirdi? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır." (sûresi) nazil oldu. Senden sonra bu sûrede Umeyyeoğulları hükümdarlık yapacaklardır. el-Kasım b. el-Fadl el-Huddani dedi ki: Biz onların hükümdarlıklarını saydık, bin ay olduğunu gördük. Bir gün fazla, bir gün eksik değil. (Tirmizi) dedi ki: (Bu) garib bir hadistir Tirmizi, V, 444. |
﴾ 3 ﴿