81

Ey Yahûdîler! mesele sizin ileri sürdüğünüz gibi değil. Hayır hayır, asla öyle değil! Kim bir kötülük (günah) kazanır da işledikleri hataları kendilerini çepeçevre kuşatmışsa işte onlar cehennemliktirler. Onlar o cehennem ateşinde ebedî olarak kalıcıdırlar.

“Ey Yahûdîler! Mesele sizin ileri sürdüğünüz gibi değil. Hayır, lıayır- asla öyle değil!” Bu kelime nefiyden, yani olumsuz bir ifadeden ve red durumundan sonra manayı müsbete, olumluya dönüştürmek için gelir. Bu menfi (yani olumsuz) olan ifade de: “Bize asla ateş dokunmayacak. “ifadesi olup, bu kelime söz konusu bu manâyı tersine, yani doğru olan şekline dönüştürerek “Hayır, öyle mesele sizin söylediğiniz gibi değil, size hem de ebedî olarak azap dokunacaktır.” demektir. Çünkü, “Onlar orada ebedî kalıcıdırlar.” cümlesi bunun delilidir.

“Kim bir kötülük (günah) kazanır da -bir şirke girer ve bulaşır da-” Bu şekilde şirk olarak değerlendirme İbn Abbâs, Mücâhid ve daha başkalanndan yapılmıştır.

“İşledikleri hataları, kendilerini, çepeçevre kuşatırsa,”

Yani kurtulabilmeleri noktasında tüm yolları kapanıp tıkanırsa, Meselâ müşrik olarak ölürlerse:

“İşte onlar cehennemliktirler.”

Ancak mü'min olarak ölürler ve Allah'a itaate de değer verirlerse, buna imanları da devam ediyorsa, işte böyle için günah kendisini çepeçevre kuşatmış denemez. Dolayısıyla bu nass onu içine almış olamaz. İşte bu tefsire göre Mu'tezile ile Hâricîlerin farklı tefsir girişimlerinin de bir anlamı kalmamış ve geçersiz olmuş olur.

Bunun bir tefsiri de şöyle yapılmıştır:

“Nasıl ki, bir toplum bir düşman tarafından etrafı sarılıp kuşatılırsa, eğer tevbe ederek bundan kurtulmaya çalışmazsa işte günahın kişiyi kuşatması da buna benzer.”

Kırâat imâmlarından Nâfî, (........) kelimesini çoğul olarak, (........) olarak okumuştur.

“Onlar o cehennem ateşinde ebedî olarak kalıcıdırlar.”

81 ﴿