46Eğer onları tehdit ettiğimiz (azâbın) bir kısmını sana (dünyada iken) gösterirsek (ne âlâ); yok eğer (göstermeden) seni vefat ettirirsek nihayet onların dönüşü de bizedir. (O zaman onlara ne olacağını göreceksin) Sonra, Allah onların yapmakta olduklarına da şâhittir. “Eğer onları tehdit ettiğimiz (azâbm) bir kısmım sana (dünyada iken) gösterirsek (ne âlâ); yok eğer (göstermeden) seni vefat ettirirsek.” Burada, (.......) kavlinin cevabı mahzûftur. Yani bunun takdiri de şöyledir: “Ey Resûlüm Muhammed! Onlara vadettiğimiz azâbın bir kısmını henüz sen hayatta iken ya o azâbı bu dünyada sana gösteririz ya da o azâbı size göstermeden önce senin canını alırız da. Biz onu sana âhirette gösteririz” demektir. (.......) onlara ne olacağım göreceksin).” Bu cümle de, (.......) kavlinin cevâbıdır. “Sonra, Allah onların yapmakta olduklarına da şâhittir.” Burada Allah şâhittir, ifadesi geçmektedir. Bununla asıl, şâhitliğin gereğinin yerine getirileceğidir. Bu ise onların cezâlarıdırılmalarıdır. Sanki burada şöyle denilmektedir: “Bundan sonra Allah, onların yapmakta oldukları şeyler sebebiyle kendilerini cezâlarıdıracaktır.” Bir tefsire göre burada geçen, (.......) edatı, (.......) manasınadır. |
﴾ 46 ﴿