54

Küfür ve sapıklık yoluyla haksızlık eden herkes, kıyamet gününde yeryüzündeki, dünyadaki bütün servet imkânlarına sahip olsa, azaptan kurtulmak için onların tamamını feda ederdi. Her taraftan azap ile kuşatıldıklarını gördükleri zaman îman etmediklerinden dolayı pişmanlıklarını gizlemeye gayret etseler bile gizleye-mezler. Mü’minler ile kâfirler arasında adalet ile hükmedilecektir ve onlar bir haksızlığa da uğratıhnayacaklardır.

Küfür ve sapıklık yoluyla haksızlık eden herkes, kıyamet gününde yeryüzündeki, dünyadaki bütün servet imkânlarına sahip olsa, azaptan kurtulmak için onların tamamım feda ederdi.”

O varlıkların hepsini bu uğurda fidye olarak verirdi. (.......) ve (.......) ile (.......) kelimelerinin hepsi de, (.......) manasmadırlar yani feda ederdi, fidye olarak verirdi, demektir. Âyette geçen, (.......) kelimesi de, (.......) kelimesinin sıfatıdır.

Yani, zulmeden, yazık eden bir kimse, demektir.

Ve azâbı gördükleri zaman içi için yanarlar.”

Yani açığa vururular. Aslında, (.......) yani bir şeyi gizlemeye çalışmak demek, onu açıklamak, ortaya dökmek demektir. Ya da bu, durumun şiddeti ve vahameti sebebiyle konuşamamaktan dolayı gizlemek demektir.

Çünkü bu (.......) kelimesi, kendisiyle zıddı kasdolunan kelimelerdendir. Gizledi, denmekle, açıkladı, manası denmek istenmektedir.

Aralarında adaletle hükmolunur” Mazlum ile zalimler arasında o gün hüküm verilecektir. Çünkü böyle bir mananın varlığına, yine bu âyette geçen bundan sonraki zulüm kelimesi buna delalet etmektedir.

Ve onlara zulmedilmez” Kavli bunun delilidir.

Yüce Allah bu gerçeği bildirdikten sonra, bundan sonraki âyet ile de bütün mülkün kendisine âit olduğunu bildirerek şöyle buyurmaktadır:

54 ﴿