58De ki: Ancak Allah'ın lütfü ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler. Bu, onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır. “De ki: Ancak Allah'ın lütfü ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler.” Aslında bu cümle, (.......) takdirindedir. Nitekim mealde de bu manayı göreceksiniz. Bu ifadenin tekran ise tekit ve tespit içindir. Bir de dünyadaki yarar açısından sevinç ve ihsanın, lütuf ve keremin buna âit kılınmasının gerekli olduğunu göstermektir. Yani sevincin temeli Allah'ın fazlına ve rahmetine bağlıdır. Âyette zikredilen fiilin bir tanesinin buna delalet etmesi sebebiyle, ayrıca ikinci bir defa aynı fiili hazfedilmiştir. Kelimenin başına gelen, (.......) harfi ise, şart manasını kazandırmak içindir. Sanki burada, “Eğer bir şeyden dolayı sevinip mutlu olmak istiyorlarsa, o hâlde sevinçlerine bu iki şeyi, Allah'ın fazlını ve rahmetini esas alsınlar” denir gibidir. Ya da, “Allah'ın fazlı ve rahmetine itina gösterip, önem verip işte bununla sevinsinler” demektir. Bu her iki şey ise, biri Allah'ın Kitabı olan Kur'ân, diğeri de İslâm dinidir. Nitekim bir hadiste şöyle Duyurulmaktadır: “Allah kimi İslâm'a yöneltip ona Kur'ân öğretmişse o da buna rağmen fakir ve yoksulluktan şikayet edinip yakınırsa, Allah, kendisiyle karşılaşacağı kıyamet gününde onun fakirliğini gözlerinin önüne serer. “Ve bu âyeti okur. Ebul Kasın Bin Büşran bunu Emali adlı eserinde rivâyet etmiştir. Bk. ed-Dürrü'l-Mensur, 4/368 “Bu, onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır.” Kırâat imâmlarından İbn Âmir, (.......) kelimesini, (.......) harfiyle, (.......) olarak okumuştur. Ya'kûb da (.......) kavlini, (.......) harfiyle, (.......) olarak kırâat etmiştir. |
﴾ 58 ﴿