83

Fir'avun ve kavminin kendilerine işkence etmesinden korkuya düştükleri için kavminden bir gurup gençten başka kimse Mûsa'ya îman etmedi. Çünkü Fir'avun yeryüzünde ululuk taslayan (bir diktatör) ve haddi aşanlardan idi.

Fir'avun ve kavminin kendilerine işkence etmesinden korkuya düştükleri için kavminden bir gurup gençten başka kimse Mûsa'ya îman etmedi.” Bunlar da İsrâ'il oğullarının genç kesiminden idiler. Sanki burada şöyle denilir gibidir: “Sadece kavmine âit olan çocuklardan bir takım gençler îman etti.” Çünkü Hazret-i Mûsa bunların babalarını davet etmiş ise de, babaları Fir'avun'dan olan korkuları yüzünden Hazret-i Mûsa'nın davetine kâtilmadılar. Ancak korkuya rağmen Hazret-i Mûsa'nın davetine bu adamların çocukları icabet ettiler.

Bir de (.......) ifadesindeki zamîr Fir'avun'a râcidir. (.......) yani çocuklar ifadesi de, Fir'avun hanedanından îman etmiş olan kimselerdir. Bunlar da Fir'avun'un eşi Asiye, hizmetçisi, hizmetçinin eşi ve bir de berberi yani kuaförlüğünü yapan kadından ibâret olan kimselerdi.

(.......) kavlindeki zamîr de yine Fir'avun'a râcidir ve “Fir'avun'un ailesi, ileri gelenleri, seçkin adamları” demektir. Meselâ Tıpkı Rabia ve Mudar kabileleri denmesi gibi bir ifadedir. Ya da bu, Fir'avun'a danışmanlık yapan kimselerin olması sebebiyle onlar için söylenmiş bir ifadedir. Yahut da buradaki zamîr, (.......) kavline râcidir.

Yani,

“Fir'avun'dan olan korkuları ve bir de İsrâ'il oğullarının üst düzey adamlarından olan korkuları sebebiyle...” demektir. Çünkü bunlar hem kendi çocukları ve hem de kendi canları adına Fir'avun'dan hep korkuyorlardı.

Bunun delili da, “kendilerine baskı ve cezâ uygulanır..,” kavlidir. Bununla Fir'avun tarafından işkence göreceklerine işaret edilmektedir.

Çünkü Fir'avun yeryüzünde ululuk taslayan (bir diktatör)Herkese karşı baskı uyguluyordu.

Ve haddi aşanlardan idi.”

Yani zulmetme de, halkı ezmede, bozgunculuk çıkarmada, Rablık iddiasına kalkıştığında kibirlilik gösterip taşkınlık etmede gerçekten haddini aşmış bulunuyordu.

83 ﴿