87Biz de Mûsa ve kardeşine: “kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın, namazlarınızı da doğsdoğru kılın (Ey Mûsa!) Mü'minleri müjdele! Diye vahyettik. “Biz de Mûsa ve kardeşine: “kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın.” “ev edindi, bannak, sığmak edindi” manasındadır. Bu tıpkı, (.......) Yani “vatan edindi” anlamında bir ifadedir. Mana şöyle olmaktadır: “Her ikiniz de onlara âit evlerden kimi evleri, kavminiz için Mısır'da sığmak durumuna sokun, getirin. Orada ibâdet edebilmek, ve kimi kararlar almak için oraları uygun ve korunur hale getirin. “Ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın” Yani o evleri kıbleye yönelik mescitler edinin. Burada geçen kıbleden kasıt Kâ'be'dir. Hazret-i Mûsa (aleyhisselâm) olsun ona îman edenler olsun birlikte Kâ'be'ye doğru namaz kılıyorlardı. Hazret-i Mûsa ve kavmi ilk zamanlarda, kâfirlerden olan korku ve endişeleri yüzünden evlerinde namazlarını kılıyorlardı. Böylece kâfirlerin saldırılanndan, onların kendilerine ezada bulunmalarından, baskı yoluyla dinlerinden döndürmelerinden korunuyorlardı. Yani tıpkı Müslümanların İslâm'ın ilk dönemlerinde Mekke'de yaptıkları gibi yapıyorlardı. “Namazlarınızı da dosdoğru kılın!” Tam bir güvence elde edene kadar evlerinizde kılın. “(Ey Mûsa!) Mü'minleri müjdele! Diye vahyettik.” Dikkat edilirse âyette başta ikil hitapla, Hazret-i Mûsa ve Hazret-i Harun'a sesleniş yapılmış. Sonra bu ifade çoğul olarak getirilmiş ve en sonunda da, “Müjdele” ifadesiyle de, tekil ifade kullanılmıştır. Bunun sebebi, ibâdet yerlerinin seçimi ve takdiri konusu, iki peygambere havale edildiğinden ikil ifade getirilmiştir. Bundan sonra çoğul getirilmesi ise, oraların mescitler haline getirilmesi ve buralarda namaz kılınması cumhura yani îman eden herkese farz olması itibariyledir. Sadece Hazret-i Mûsa'ya hitaben, “Müjdele” denmesi de, bu müjdenin büyüklüğü ve önemi ile müjdeyi verenin değeri açısındandır. |
﴾ 87 ﴿