92

Ey Fir'avun! Senden sonra geleceklere ibret olman için, bugün senin bedenini (cansız olarak) kurtaracağız. İşte insanlardan bir çoğu, hakikate âyetlerimizden gafildirler.”

(Ey Fir'avun!) Sen (.......) kavli, “Senden sonra geleceklere ibret olman için (.......) bir âyet kılınması manasına gelince bu da, Fir'avun'un nasıl bir Rab olduğu, Rablik davasına kalkışanın ne duruma düştüğü ortaya çıksın diyedir. Dolayısıyla Rablik iddiasına kalkışmanın muhal olduğunu, bu iddiada olanların sonlarının ne olduğu görülsün de ders çıkanlsm içindir. Onun sahip olduğu bu varlık, mülkünün büyüklüğü, gördüğünüz gibi sonuçta onu Rabbine isyana götürdü. Peki ya bu kadar imkânlara ve azamete rağmen böyle biri helâk oluyorsa, acaba varlık ve güç bakımından durumları ondan daha altta olanlar için ne düşünülür ki?- bugün senin bedenini cansız olarak kurtaracağız.” Denizin dışında sudan uzak bir yere çıkarıp atacağız. Su onu sahile attı, âdeta bir öküz hâlini almıştı.

(.......) hâl olarak gelmiştir.

Yani cansız bir durumda olduğun bir şekilde.. çünkü sen artık sadece cansız bir bedensin, cesetsin. Yalnızca bir beden ya da ceset hâlinde çıkarıp bırakacağız.

Ya da, (.......) kavli ile, sapasağlam ve ondan hiçbir şeyi eksilmemiş, değişip bozulmamış olan cansız bir beden. Ya da üzerinde hiçbir giysi kalmamış olan çıplak bir bedenden başka değil. Ya da üzerindeki zırhın ile birlikte bir beden. Fir'avun'un altından bir zırhı vardı, onunla Fir'avun olduğu biliniyordu, durumu da o sayede ortaya çıkmıştı.

Ebû Hanîfe bu kelimeyi, (.......) olarak okumuştur. Bu da şuna benze: (.......) O bütün üzerindekilerle, günahlarıyla, demektir.

Âyete gelince mana şöyledir: “Bütün bedeninle, hiçbir parçası eksik olmaksızm.” Ya da bütün zırhlarıyla. Çünkü kendisi onlar arasında bununla meydana çıkmıştı.

İşte insanların birçoğu, hakikaten âyetlerimizden gafildirler.”

92 ﴿