95Allah'ın âyetlerini yalanlayanlardan da olma, sonra ziyana uğrayanlardan olursun. “Allah'ın âyetlerini yalanlayanlardan da olma, sonra ziyana uğrayanlardan olursun.” Halen sürdürdüğün şüphesizlik durumunu, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeme hâlini devam ettir ve bunda sebat et. Ya da bu bir bakıma heyecanlarıdırma ve harekete geçirme anlamında bir ifade tarzıdır. Tıpkı Rabbimizin şu kavli gibi: “Sakın kafirlere arka çıkma!” (Kasas,86) Keza şu kavli gibi: “Allah'ın âyetleri sana indirildikten sonra, artık sakın onlar seni bu âyetlerden alıkoymasınlar.” (Kasas,87) Kısaca bu, Resûlüllah’ın bir yanlışa düşeceğinden değil, onun sebatını ve devamlıliğinı daha çok sağlamak, onu korumak, masumluğunu göstermek içindir. İşte bunun içindir ki Resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) vahyin nüzulü sırasında şöyle buyurmuştur: “Ben şüphe de etmiyorum, soracak da değilim. Aksine ben, bunun gerçek olduğuna tanıklık ederim.” İbn Cerir, Tefsîr; 11/168 Ya da her ne kadar bu hitap Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimize yapılmış ise de, asıl murat olunan onun ümmetidir. Yani; “eğer siz, indirdiğim şeylerde herhangi bir şüphede iseniz...” demektir. Kısaca tıpkı yüce Allah'ın şu kavli gibidir: “Ve size, sapıkliğin her çeşidinden sizi kurtaracak olan apaçık bir Kur'ân indirdik.” (Nisa,174) Dolayısıyla duyup da şüphe edebilecek ihtimali olan herkesedir bu hitap. Bu âdeta şu Arap atasözü gibidir: “Kardeşin sana zorluk çıkarırsa sen ona kolaylık göster.” Yahut da, (.......) kavlinin başında yer alan, (.......) edayı nefiy yani olumsuzluk içindir. Yani, “Sen şüphe ediyor değilsin ki, sorma gereği duyasın.” Yani biz sana şüphecisin anlamında sorman için emretmiyoruz. Fakat daha kesin ve yakin bilgiye sahip olasın için yapıyoruz. Bu âdeta Hazret-i İbrâhîm (aleyhisselâm)’in ölülerin diriltilmesini görmeyi istemesi gibi bir şeydir. Eğer, (.......) edatının nefiy anlamında olması için, bu edattan sonra bir (.......) edatı gelmesi gerekmez mi? Meselâ; (.......) (Mülk,20) âyetinde görüldüğü gibi. Ne dersin?” diye sorarsan, cevabım şudur: Bu, aslında gerekli olan bir şey değildir. Görmez misin yüce Allah şu âyetinde bak bu (.......) edatı olmaksızm, (.......) edatını nefiy anlamında getirmiştir. İşte âyet: (.......) (Fâtır.41) Görüldüğü gibi bu âyette, (.......) edatından sonra, (.......) edatı gelmemiştir. |
﴾ 95 ﴿