8“Yahut kendisine bir hazine verilmesi veya içinden yeyip (meşakkatsizce geçimim sağlayacağı) bir bahçesi olmalı değil miy di?” O zalimler, (mü’minlere): “Siz olsa olsa büyüye tutulmuş bir adama uymaktasınız” dediler. Eğer onun Allah'ın Resûlü olduğu doğru olsaydı bizim yediğimiz gibi yemek yemez, bizim gezdiğimiz gibi çarşılarda gezmezdi. Bununla, onun, yemekten ve geçim derdinden uzak melek olması gerektiğini kastediyorlardı. Sonra bu düşünceden onun yanında kendisine yardım etmesi gereken bir melek olması gerektiği fikrine gerilediler. Sonra geçimi için çalışıp kazanmaya muhtaç bırakmayacak bir hazinenin kendisine gökten indirilmesi fikrine gerilediler. Daha sonra da “Onun ve bizim içinden yiyeceğimiz bir bostanı olmalı değil miydi?” demeye başladılar. Nitekim Ali ve Hamza'ya göre (.......) , (.......) şeklindedir. Hasen (.......) ve (.......) ya aralarına bir muzari yani (.......) girdiği için (.......) üzerine atfedilmiştir. Meşhur okuşuya göre (.......) mensuptur. Çünkü (.......) (değil mi?) manasına olan (.......) nm cevâbıdır. Onun hükmü sorunun hükmüdür. (.......) sözündeki zalimlerle onları kastetmiştir. Şu kadar var ki onların, dediklerinde zâlim olduklarını tescil için gizli yerine açık getirmiştir. Onlar Kureyş kâfirleridir. “Siz ancak sihir yapılmış, cinlenmiş birine yada sihir yapan, cin sâhibi birine tabi oluyorsunuz” dediler. Bununla onun melek olmadığını insan olduğunu kastettiler. |
﴾ 8 ﴿