8Onu engelleyecek hiçbir şey yoktur. Bu, ”Onu Allah'tan geri çevirmek yoktur." (Rûm: 43) mealindeki âyete benzer. Bu şeyler için yemin edilmesi, onların Allah'ın kudretini, ilminin kemâlini, kulların tüm yaptıklarını en ince noktasına kadar bilip kuşattığına işaret eden, haberlerinin -ki kendileri ile yemin edilenler bu kabildendir- doğruluğuna şehadet eden hikmetini bildiren önemli şeyler oldukları içindir. Cübeyr b. Mut'ım şöyle der: ”Bedir esirleri hakkında Rasûlüllah'la konuşmak için Medine'ye geldim. Onu sabah namazında Tûr sûresini okurken buldum. Sesi mescidden dışarı çıkıyordu. ”Rabbinin azabı mutlaka meydana gelecektir" anlamındaki âyete varınca onu duyduğumda sanki kalbim eridi. Bu olay gönlüme îslâmm ilk girişidir. Azabın inivermesinden korkarak Müslüman oldum. Bana azap inmeden, oturduğum yerden kalkmayacağımı zannediyordum.'"3' Bu olayın bir benzeri de Erkâm'ın evine varıp da Hazret-i Peygamber'i ”Tâhâ" sûresini okurken dinlediğinde Hazret-i Ömer'in başına geldi. Kalbi yumuşadı ve Müslüman oldu. Kabule hazır kalpler en küçük şeylerden müteessir olurlar. Nasihatçi, Kur'an veya Allah Rasûlü ya da onun ihlâslı vârisi âlim olursa tesiri daha fazla olur. Ama kalp katı olunca Ebû Cehil'e faydası olmadığı gibi, ona öğüt de fayda vermez. |
﴾ 8 ﴿