261 «Mallarını Allah yolunda harcayanların hali yedi başak bitiren her başakta yüz tane bulunan bir tek tohumun hali gibidir. Allah kime dilerse ona kat kat verir. Allah, ihsanı bol olan, hakkıyla bilendir.» Bu âyet-i celile Hazret-i Osman ile Hazret-i Abdurrahman hakkında nazil olmuştur. Bu âyetin nüzul sebebi şudur: Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) Tebük gazvesinden önce, sahabelerinden orduya yardım etmelerini istemişti. Bunun üzerine Abdurrahman (radıyallahü anh) dört bin dirhem getirerek: «Yâ Resûlâllah, sekiz bin akçam vardı, dört binini aile efradım için bıraktım, dört binini de Allahü teâlâ'ya ödünç verdim» demiştir. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), ona dua etmiş, «Allahü teâlâ, bize getirdiğini ve ailene bıraktığını mübarek etsin ve bereketini artırsın» buyurmuştu. (Buharı ve Müslim). Hazret-i Osman (radıyallahü anh) da, Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)'e «sahabeden orduya yardımda bulunamayanların yerine ben yardımda bulunacağım, onların yardımı bana aittir» demişti. Peygamberimiz onlara dua etmiştir. Yüce Allah bu âyeti orada inzal buyurarak «Allah yolunda tasaddukta bulunanların benzeri yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan tohum gibidir.» Bir tohum yedi yüz mislini verir. Allah yolunda harcayanların benzeri bunun gibidir. Bir tasaddukta bulunur, yediyüz mislini alır. Allahü teâlâ kendi rızası için sadaka verenleri çiftçiye, verilen sadakayı da tohuma benzetmiştir. Allah rızası için sadaka verenlere yedi yüz misli, hatta daha fazla sevap verileceği bu âyet-i celilede bildirilmiştir. Yüce Allah insanların amellerine ve niyetlerine göre verdikleri sadakaların mükâfatını kat kat verir. O'nun mükâfatının ölçüsü yoktur. Eğer çiftçi mesleğinin ehli olur, tarlasını zamanında eker, mahsulün gereğini yaparsa elde edeceği hasılat ektiğinden çok fazla olur. Şayet çiftçi mesleğinin ehli olmaz, zamanında tarlasını ekmez, ziraatın gereğini yapmazsa elde edeceği hasılat ektiğinden de az olur, emeğinin karşılığını alamaz, kazancı boşa gider. Tarla çorak olursa ekilen tohum ne kadar sağlam olursa olsun, iyi mahsul vermez. Tarla ne kadar münbit olursa olsun, ekilen tohum çürük olursa yine mahsul vermez. Bu misallerden ibret al, maksadını bil. Çiftçinin mesleğinin ehli oluşu gibi, sen de sadaka ehli ol. Çünkü bu dünya fanidir, mal ve ömür elden gider. Fırsat elde iken, ölüm gelip varını-yoğunu elinden almadan Allah rızası için tasaddukta ve hayırda bulun. Çiftçinin tarlasına sağlam tohum ektiği gibi, sen de Allah rızası için helâl maldan tasadduk et. Zira çürük tohumun mahsul vermediği gibi, haramdan yapılan tasadduk da Allah katında fayda vermez, sahibine zararı olur. Sahibi güvenir, fakat neticesi boş olur. Verdiğini Allah rızası için verir. Şöhret kazanmak için vermez. Allah rızası için yapılmayan hayrın faydası olmaz. Ekilen arazinin münbit olması şuna işaret etmektedir: Sadakanın verildiği yer Allah rızasına uygun bir yer olacaktır. Allah rızasına uygun olmayan yere verilen sadaka, çorak toprağa ekilen tohum gibidir. Tohum ne kadar sağlam olursa olsun çorak toprak onu yok edecektir, yapılan emek boşa çıkacaktır. Allah rızasına uygun olan yerlere verilen sadakanın mükafatını Yüce Allah verecektir. O'nun ne kadar mükâfat vereceğini ancak kendi bilir. Ehil çiftçi gibi ol, dünyaya aldanma, mala tamah edip cimrilik yapma. Yapmış olduğun hayır çürük tohum gibi olmasın. Tohumun çürüklüğü, malın haram ve şüpheli olmasıdır. Haram ve şüpheli maldan hayır yapmak, çürük tohumu toprağa ekmek gibidir. Ekilen arazinin çoraklığı ise şu demektir. Sadakanın verildiği kimse, zalim, fasık veya bid'at ehli olmamalıdır. Şayet bunlara sadaka verilirse, çorak toprağa tohum ekilmiş gibi olur. Tohum ne kadar sağlam olursa olsun, toprak çorak olduğu sürece ondan hayır gelmez. Sahibinin emeği boşa gider. Bunlar nefs-i hevalanyla amel ederler, dinlerini dünya için satarlar. Dünya menfaati için dinlerinden fedakârlık yaparlar. Onlara verilen sadakadan, Allah katında mükâfat beklenemez. Bu gibi adamların şerrinden emin olmak için sadaka verilirse, yine mükâfat beklenmez. Çünkü bu, Allah rızası için değil, onların şerrinden kurtulmak için yapılan tasadduktur. Bu tasadduk alanlara haram olduğu gibi verenler için de bir faydası yoktur. Akıl sahipleri için bu kadar açıklama yeterlidir. Anlamayanlar için ne kadar açıklama yapılırsa yapılsın yine de fayda vermez. Gaflette olanlar, bunlardan nasibini alıp uyanamazlar. Onlar ancak İsrafil sûru üfürdüğü zaman uyanırlar. |
﴾ 261 ﴿