9 "Ey îman edenler, aranızda gizil konuşacağınız vakit günahı, düşmanlığı, peygambere isyanı fısıldanmayın. İyiliği, takvayı fısıldasın» Ve ancak huzurunda toplanacağınız Allah'tan korkun." Rasûlullah savaş için bir yere elçi gönderdiği zaman münafıklar biraraya gelirler ve fısıldaşıriardı. Böylece mü’minlerin canlarını sıkmayı planlarlardı. Sıkarlardı da. Hak teâlâ bu âyet-i kerîmeyi indirdi. Buyurdu ki: "Onlar ki dilleriyle (inandık) derler ve fakat gönüllerinde îmandan zerre yoktur. Bundan dolayı gizli celselerde günahda, düşmanlıkta ve Peygambere muhalefette dedikodu yaparlar. Plân kurarlar." Devamla: "Siz gerçek mü’minler! Allah'a itaat etmede ve günahları bırakmada ve münafıklara benzememekte fısıldasın. Öldükten sonra toplanacağına yer Allah'ın huzurudur. Bunları yerine getirmede yalnız ve ancak Allah'tan çekinin ve korkun," buyruldu. Bu âyet-i kerîme mü’minlere bir uyarıdır. Birkaç kişi bir yerde oturduğu zaman veya yolculuk yaptıkları vakit günahda, isyanda, düşmanlıkta ve Allah'a - Peygambere aykırı bir yol izlemekte fısıldaşmak haramdır. Çünkü diğer mü’minlerin bundan canı sıkılır. Kendileri aleyhine konuşulduğu sanılır. Bu hususta ihtiyatlı davranmak gerekir. Gerçek mü’mine yaraşan mü’min kardeşini incikmemektir. Hatta bununla da kalmayıp onun gönlüne neşe veren ve onu maddî ve manevî sevindirendir. |
﴾ 9 ﴿