9

O meşrik u mağribin rabbı, başka İlâh yok ancak o, o halde yalnız onu tut vekîl

(.......) bütün Maşrık ve Mağrıbın rabbıdır - rabbül'âlemîndir. Âlemde gerek parlıyan gerek sönen her şey'in her hususta rabbı, müdebbiri, mürebbisi, maliki odur. Parlatan o, söndüren de odur. Herkes gerek bilsin gerek bilmesin bütün cihan onun tahti rububiyyetindedir. (.......) ondan başka ilâh yoktur. - Kemali mahabbet ile sevilip gönül verilecek ve ibadet edilecek, emrine teslim olunacak ondan başka ma'bud yoktur. Ma'bud ancak odur. Şuurların kavrayabildiği ve kavrayamadığı bütün emellere muradlara hâkim ancak odur. Başkasından ummak biyhudedir, rububiyyet de onun, ülûhiyyet de onundur. (.......) onun için ancak onu vekîl tut - bütün işlerini onun görmesini iste, şuurî dileklerin hepsinde onun emr-ü hukmünce yürü, ona dayan, ne senin kendinin ne de başkalarının arzusuna göre yürüme, onun her hususta irade ve kudreti nafizdir. Halbuki onun hukmüne uymayan her fikr-ü emel bâtıldır. O senin bütün umurunu islâh ve tanzîme, ve sana husumet edecek olanların haklarından gelmeğe kâfidir.

İnsanların en mühim işleri esas i'tibariyle iki emre münhasırdır. Birisi Allah ile olan muameleleri keyfiyyeti, birisi de halk ile olan muameleleri keyfiyyetidir. Evvelki kısım daha mühimm olduğu için Sûrenin evvelinden buraya kadar ona müteallık olan esaslar beyan olunduktan sonra ikinci kısım için de Buyuruluyor ki, onu vekil tut

9 ﴿